Lütfen Kefken sahillerinde medeniyeti unutunuz!

Sıcak günler yakın! Bunaltıcı güneş ise tepemize dikilmek için can atıyor. Napıyoruz ! mayolarımızı aldığımız gibi sahillerdeyiz. Kefken kısa bir sürede size hizmet etmeye hazır güneşiyle, deniziyle ve yeşiliyle… Gelirken lütfen tüm alışverişlerinizi yapınız burda market bulma şansınız pek yok. Bir bakkal var o da akşam namazı ile kapatıyor. Arabalarınıza kalın lastikler takınız ki taş yollarda ilerlemeniz mümkün olsun. Asvalt yola daha epey zaman var, yaptıramadık. Nihayet Kefken’e hoş geldiniz. Şimdi bomboş sahillerde istediğiniz gibi havlu serebilir, sahil ortasına çadır kurabilir, denize karpuz bırakabilir hatta ve hatta kalabalık olmayan o denizde deve güreşi tutabilirisiniz. Aracınızdan açtığınız müzik sahili donatsın ne çıkar…

Deniz sizi epey yordu değil mi şimdi bir ağaç altı bulup mangal yakabiliriz. İstediğiniz ağacın altına kurulabilirsiniz, etrafta kimsecikler yok zaten. Öylece park ettiğiniz arabayı hiç merak etmeyin 3-5 araç ancak geliyor buralara. Rahat olun. Mangal kömürü almaya gerek yok ormanda ağaç çok. Mangal bitti karınlar epey iyi doydu birde semaver yakmanız gerekir. Bu arada denizde hiç dalga yok çocuklar kendi başına rahatça denize girsinler merak etmeyin! Semaverden çıkan duman sahile doğru üfürüyor varsın olsun ne olacak kim var sahilde 3-5 kişi, öteye kaysa da olur. Mangal çay darken saat epey ilerledi. Karpuzu unuttuk. Bi koşu kan şekerimizi yerine getirecek karpuza ulaşmalıyız. Tadıda epey iyiymiş. Kabukları hayvanlar yer öyle sağda biryerde kalabilir. Çöp poşetine hiç gerek yok öylece bırakın çöpleri, buranın doğası çöpleri 2 günde toprağa çeviriyor. Lütfen rahat olun!

Tek açık olan bakkaldan bir soğuk su alsanız yeter, geri dönüş yolunda size fazlası ile yeter. Haftaya daha büyük bir kamyonetle tüm mahalleyi getirirseniz sahil biraz kalabalıklaşır ve bakkal amca bir su daha fazla satabilir. İçilen şişelerin hiç önemi yok yol boyu dilediğiniz noktada kaldırıp atın!

Not: Bu yıl Alo 181 Çevre ve Şehircilik hattını arayarak yukarda yapılan uygunsuz davranışları bildiriniz. En yakın zabıta ve kolluk kuvvetini olay yerine sevkedeceklerdir. Ayrıca orman içi ateş yakıldığını görürseniz Alo 177 orman yangın hattını lütfen arayınız. Lütfen bu konuda duyarlı olalım…

 

 

 

 

Çocukluğumun Kefken’ini ararken…( Yol Arkadaşınız )

Gökten üç elma düştü biri sana, biri bana, biri de inananlara ve hayalleri olanlara hayalleriniz olsun onların bir gün gerçeğe dönüştüğünü göreceksiniz eğer sizin hayalleriniz yok ise bırakın çocuklarınızın hayalleri olsun, onların hayallerinde de doğaya dokunmak olsun…!

Okullar kapandığında soluğu burada alır kendimi özgür hissederdim, çocukluğum geçti buralarda Anadolu insanının sıcaklığını samimiyetini tanıdım. Bugün insanı, doğayı seviyorsam nedeni budur. Burada atıldı sevgi ve paylaşımın tohumları, papatyanın açışına akşam saati kapanışına buralarda şahit oldum. Bir başkadır buraların gün batımı..

Hikayeler, yaşanmışlıklar sonrasında ortaya çıkar. Bunlar da birikir birikir şehir efsanesine döner, masal olur dilden dile dolaşır her şehrin bir hikayesi bir masalı vardır bir de kahramanları…

Akşam olduğunda köy meydanında yakılan ateşin etrafında, büyüklü küçüklü kızlı erkekli yapılan sohbetleri, masalları, oyunları, burada öğrendim.

Paylaşımcı ol denirdi her fırsatta, paylaşım dendiğinde sadece elindekini paylaşmak değildi, gördüğünü, duyduğunu paylaşmak, hepimizin bildiği bir söz dökülürdü dillerden

“Yediğin içtiğin senin olsun gezip gördüğünü anlat”

Bilgi çağının en yüksek dönemindeyiz ama bilmek tek başına bir şey ifade etmiyor, onu paylaşmak gerekiyor. Paylaşılırsa bilgi değer ve karşılık buluyor.

Birazdan Kefken hakkında bildiklerimi, yaz tatillerden hafızamda kalanları aktaracağım sizlere kiminizi birazcık eskiye götürecek kiminizi de buraları görmeniz gerektiğini vurgulamaya çalışacağım.

Burası küçük bir balıkçı kasabası, herkes birbirini lakabı ile tanır buralarda, ben de bakkal İlyas’ın torunuyum.

Kefken’e ilk bakkalı getiren müteşebbis ruhlu kişilerden biriydi büyükbabam. Seyyar mavi renkli bakkal dükkanı hala aklımda, limanın üst tarafında ki Nihat Erim tepesine sırtını yaslayarak ayakta kaldı yıllarca.

Büyükbabamın evi Kefken’in üç kilometre uzağında Koçunköyü adında bir köydü. Yetmişli yıllarda araç yoktu buralarda her gün sabah akşam yürüyerek gider gelirdi. Şansına bir traktör denk gelirse onun kasasına biner, bende onun geleceği saati beklerdim. Hiçbir gün eli boş gelmezdi rahmetli.

Bir akşam yanında yabancı bir Turist ile geldi yolu Kefken’e düşmüş tanrı misafiri diye alıp getirmiş. 1970 yıllarda Kefken’e yabancı turistler çok gelirdi. Almanya’dan İngiltere’den Japonya’dan bu kulaktan dolma bilgi değil, gelen turistler ile çekilmiş siyah beyaz fotoğraflar bile var bazı ailelerde.

Kefken’in ortasına kocaman bir lunepark kurulurdu. Kağıt helva satılırdı ev yapımı dondurma ile birlikte, Denizcilik bayramlarında panayır yeri gibi olurdu Kefken, çoluk çocuk şenlikler içinde kutlanırdı. Birçok yarışmalar düzenlenir etkinlikler olurdu. Gel zaman git zaman uzun sürmedi bunlar, zamanla Turistler gelmez, bayramlardaki yarışmalar yapılmaz oldu, lunepark kaldırıldı.

Yerine gelişi güzel beton binalar dikilmeye başlandı. Kaderine terk edildi sanki Kefken, garip bir sessizlik oldu.

Kefken’in ne farkı vardı yurtiçindeki yurtdışındaki diğer liman şehirlerinden neden böyle öksüz kalmıştı oysa tarihine bakıldığın en eski liman şehirlerinden biriydi. Karadeniz’e tek adası olan Cenevizlilerden kalma tarihi, 17. Yüzyılda Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bile önemli bir liman şehri olarak anlatılmaktaydı.

Ben her fırsatta arkadaşlarımın arasında Kefken’i anlatmaya çalışırken içlerinden biri “ liman şehri ama balık yiyebileceğimiz, sonrasında çay, kahve içeceğimiz oturacağımız bir yer bile yok” dedi.

İşte o zaman Kefken’in ne kadar öksüz bırakıldığını anladım ama artık biraz daha gönül rahatlığı ile söyleyebilirim Kefken’in çehresi değişiyor. Kefken’in değeri Kefken’in kendi halkı tarafından da bilinmeye başlandı.

Kefken ve çevresinde iş imkanı olmadığı için bir çok genç, yaşadığı bu yerleri bırakmak zorunda kaldı, büyükşehirlere yerleşti. Kefken’nin köylerindeki evler tarlalar bağlar bahçeler kaderine terk edildi.

Bugünlerde büyükşehirdeki yaşamdan daralmış insanlar artık yavaş yavaş Kefken’e gelmeye başladı. Ben yaklaşık iki aydır buradayım her gün gezilecek yeni yerler ve yeni rotalar keşfediyorum.

Denize girilecek yerleri, doğa yürüyüşleri yapabileceğiniz noktaları, fotoğraf çekebileceğiniz alanları, limandaki el yapımı ahşap tekneleri, balıkçıların ağalarının tamir edişini yerinde görebilme fırsatı bulacaksınız.

Bunların dışında köylerden organik olarak alabileceğiniz tüm bahçe ürünlerinin sütün ve yumurtanın köy fırınında pişen ekmeğin adresini sizler ile paylaşacağım.

Kefken’de gezilecek neresi var diyenler için en kısa zamanda İzmit’ten sonra Kefken ve civarındaki gezilecek yerleri sizlere deneyimlerin sonucunda aktaracağım.

Ama önce doğayı sevmeniz şart, beklentiyi sıfırlayarak gelmek gerekiyor.

Doğal yaşamı beğenirim kelimesi ile yola çıkarsanız mutsuz olursunuz sadece güzel ya da eh fena değil yorumları kalır aklınızda ama doğayı, doğal yaşamı sever, benimser ve özümsersiniz bir de üstüne hafta sonumu Kefken’de geçirmek istiyorum derseniz.

“ Ben Doğayı Seviyorum” sözü üzerine yola çıkmalısınız.

Hayatınıza yeni rotalar ve deneyimler katmanız dileği ile benden şimdilik bu kadar en kısa zamanda görüşmek dileği ile…

Sevgiler

Kefken Termometresi Kaç Dereceyi Gösteriyor?

Yaz aylarında en çok konuşulan konulardan biri hava sıcaklığı ve sahil bölgelerinde deniz suyu sıcaklığıdır. Özellikle hamile ve tansiyon hastaları için hava sıcaklığı çok önemlidir. Bu konu dikkat edilmemesi durumunda istenmeyen durumlarla karşılaşılarak sağlık sorunları artmaktadır. Aşağıda ki resimde olduğu gibi Kefken Merkez’de ve plajlarında hava derece bilgisi halkla paylaşılmalıdır.

1432025660023[1]

Bu termometre ile Kefken sevdalıları hava sıcaklığına göre hareket ederek gün içersinde planlarını şekillendirebilirler.

Belki bu yazıyı okuyanlar “çok büyük eksiklikler değil, olmasada olur” şeklinde düşünceler taşıyabilir. Ama unutmayın ki Kefken’e konacak her bir yenilik Kefken’e değer katacak, Kefken halkını kalkındaracaktır. Küçük veya büyük hiç farketmeden halk olarak tüm isteklerimizi tek tek toplayıp ilgili mercilere iletmemiz gerekiyor. Daha güzel Kefken için istemeye devam…