Mavi-Beyaz en büyük Kefkenspor…

Mavi-Beyaz en büyük Kefkenspor…

Çocuktum, kaç yaşında olduğumu dahi hatırlamıyorum. Ağabeyim Kefkenspor kalesini koruyor. Mahalle arasında oynadığımız ve TRT de izlediğimiz maçlardan sonra ilk defa kocaman bir sahada ilk canlı maç izliyorum. Trübünler mavi-beyaz şampiyon Kefken diyor…

 

Belki yıl 1988 beki 1990… Kadroyu sayacak olursak hatırladıklarım, Kaleci Mustafa Atalar , Yalçın Gödek, Hayri Uçar, İsmail Kır, Mehmet Buruş ,İsmail Cömert ve forvet Aydın Gödek… Teknik adam Bahattin Coşkun… İsmini sayamadıklarımın affına sığınırım. Ortam o kadar güzel ki mavi beyaz forma ile kendimi hayal etmiyorum desem yalan olur…

 

Kaymakamlık kupası turnuvaları yapılmaktaydı o yıllarda, gençler bugüne nazaran daha çok futbol oynuyordu. Bizlerde ağabeylerin arasında aralarda top oynardık. Kumcağız plajında müthiş bir kum saha mevcuttu, mahalle arası maçlar yapılırdı. 90 lı yıllarda Kurtyeri Köyü eski muhtarı Ali Kır öncülüğünde ilk futbol sahası yapıldı direkleri dikildi, lakin sonu getirilmedi. Futbol yine mahalle aralarında hapsoldu. Gençlik futbolu bu kadar severken imkansızlıklar sporun önüne hep set oldu…

 

Yanılmıyorsam tarih 1993-1994. Kefken ilk halı sahasına Gödekoğlu halı saha tesisleri ile kavuştu. Saha etrafı şenlik yeri gibiydi. Özellikle yaz geceleri gece 03:00’e kadar maçlar olduğunu biliyorum. Turnuvalar düzenlenir çok çekişmeli maçlar yapardık. Dizlerimiz ilk kez bu halıda kanadı. Çok güzel yaz arkadaşlarımız oldu. Sonra zamana yenik düştü futbol ve halısaha kapandı.

 

Futbolun bu kadar sevildiği turizm cennetinde bir spor klübü olmaması ne kadar acıdır. Olan klüplerde ancak kağıt üstünde kalmış durumda. Kefkenspor gibi bir klüp kurumak bu kadar mı zor. Yıllardır Kefken için neden bir saha tanzim edilmedi. Gençlerin kahvahanede zaman öldürmesi çok mu mühim bir mesele. Üstelik Kefken büyükşehir-kasaba etkileşiminin en üst düzeyde yaşandığı yer örneklerinden biri olmasına rağmen. Burda büyüyen gençlerin yazları değişik şehirlerden gelen arakadaşları ile en iyi kaynaşacağı ortam futbol.

 

Kefkenspor arada bir yapılan Kaymakamlık kupalarına mahkum bir takım değildir. Spor hayatımızın olmazsa olmazıdır. Trabzon kenti köylerinden Düzyurt 2 lige yükselebiliyorsa Kefkenspor neden profesyonel bir ligde olnamasın. Bu konuyu biraz irdelemeliyiz.

 

Çok uzun zamandır siyasi liderlerin futbol sahası için söz verdiklerini biliyorum. Tabi bu sadece her 4-5 yılda bir oluyor. Sonra çeşitli bahaneler ile tesisleşme gerçekleşmiyor. Sebep olarak siyasiler mi suçlu sadece ?Aslında bir soru aklıma geliyor.

 

Gerçekten biz Kefkenspor yeşil sahalarda görmek istiyor muyuz?